Salı, Mayıs 03, 2011

ali sığırlar diyarında

kurban olduğum zeus! tarih 29 nisan, yer bir atm önü. atm dediğim de bu atm odacıklarından. içinde 2 tane atm var, alanı da toplam tahminim 6-7 m2 bir yer. 2 atm ile işlem yapmaya çalışan 3 kişi var içeride. girip "arkalara doğru ilerleyelim abiler" desen gidecekleri yer yok. 

bu atm odasının önünde bekliyorum. sağ ve sol tarafımda yaklaşık 3-4'er metre ileride banka girişi ve kuyumcu var. karşı kaldırımda başka banka. içeriye bakıyorum, atm'de işlem yapan insanları izliyorum, bekliyorum ki biri çıksın hemen gireyim işimi halledeyip yemek yemeye gideyim. bu esnada 45-50 yaşlarında bir angus geliyor sağ tarafımdan, gözünün ucuyla bana bakıp hızla içeri giriyor. haydaa! beni görmedi mi? yoo, tabii ki gördü. mini çakal olduğu için göz ucuyla bakıp, atladı. sırtımda neredeyse benim kadar hacimli çantamla ben de girdim içeri. adama sırtımı dönüp biraz iteklemem gerekti girebilmek için, ama başardım. sesini çıkarmadı. sağda bir atm var, solda bir atm... o soldakine yakın, ben sağdakine, ama ortadayım. "allaam sağdakinin işi bitsin de uğraşmayayım" derken, soldaki dayı ve ona yardım eden güvenliğin işi bitti. hamle yaptı tomruk, ben de hamle yaptım. kartımı uzattım, o da uzattı. kartlar makinenin girişinde çakıştı, zorlamadan geri çektim. "benim acelem var ğğğaardaağğş" dedi. kafamı sallayıp "insanlık bende kalsın"dan başka bir şey demedim. keşke o an sussaydı da hepsi bu olsaydı. sonrası yaklaşık olarak şöyle idi:

- (işlemini yapmaya başlamış olmanın gururuyla) hem ben içeri girdim, sen dışarıda bekliyordun!
+ karşıdaki bankayı bekliyor gibi mi duruyordum? burayı bekliyorum işte?
- burayı bekliyorsan içeri girecektin, ben ne bileyim senin burayı beklediğini?
+ (kifayetsiz kelimelerden anca 'ayıp'ı bulup) ayıp ya, valla ayıp!
- hem sen benim yüzüme bile bakmadın?
+ ?? ("yüzün mü var bakılacak lan it!" diyemedim tabii) yüzünüze niye bakayım hem, hem de bakmaya fırsat mı oldu, hızla gelip girdiniz içeri bey'fendi?
(karşılıklı diyecek şey yokluğu nedeniyle kısa sessizlik)
- bak ğardaş, genç adamsın, uyanıkh olacañ!
+ uyanıklıkla ne alakası var, biraz medeniyet yahu! sıra var, sırada bekliyorum!
- (el hafif kalkar) içeri girecektin, dışarıda beklediğin sırayı ben nereden bileyim?
+ (öbür atm boşalır, ona yönelerek) tövbe estağfurullah...
- (birine telefon eder, telefonda nezaketten çatlamak üzere) canım ben parayı yatırdım şimdi, şu hesaptan çekebilirsin. hallettim hallettim, kusura bakma ya biraz geç oldu.
+ (içten. her iki anlamda da) la havle ve la kuvvete illa billah il aliy ül azim

işte böyle sevgili günlük. o adamın transfer ettiği paranın buhar olup kaybolmasını, ya da daha iyisi atm'nin yutmasını, öğütüp önüne s.çmasını diliyorum.

Hiç yorum yok: