live earth
07.07.07 tarihinde küresel ısınmaya karşı daha fazla dikkat çekmek üzere, tüm dünyayı kapsayan bir live earth organizasyonu yapıldı ve bence gayet muazzam da bi' şey oldu. genel olarak çok başarılıydı. sahnelerin fonundaki varil kesitlerinden, kısa videolarına, her nevi tanıtım filmine, konserlerine kadar çok çok güzeldi. en dikkatimi çeken ve en sevdiğim kısımsa kesinlikle kısa videolardı. yukarıda resmi sitenin linki olmasına rağmen, bu videoların çoğu live earth-msn ortaklığıyla hazırlanan sitede bulunmakta. ayrıca aşağıda vereceğim birkaç linkten, youtube üzerinden de ulaşabilir merak edenler.
müzik seven ve çevreye karşı da biraz bile olsa duyarlı olan herkesin ilgisini çekebilecek bir çabaydı bence ve kendi adıma konuşacak olursam, kesinlikle beni etkiledi. bir shakira olsun, bir red hot chili peppers olsun, genesis, foo fighters, missy higgins olsun, böyle özlediğim isimleri görmenin yanında, 12 girls band, wolfmother, katie melua gibi henüz tanışmadığım insanlar/gruplarla da tanışmış oldum. bi' de böyle süper bi' perküsyon grubu vardı, ama onu hatırlayamadım. belki youtube'dan video bulursam veririm link.
bunların yanında, az önce de bahsettiğim kısa filmler çok başarılıydı, çok dikkat çekici ve yaratıcıydı. aşağıda en sevdiğim birkaç tanesine linkler bulabilir ve daha fazlası için de msn destekli olan siteye bakabilirsiniz.
şaşırdığım bir nokta var bu arada; bütün dünya çapında 2 milyar kişi tarafından izlendiği söyleniyor live earth'ün, ve fakat msn destekli sitede "live earth'ü izledikten sonra ben şöyle bir değişiklik yaptım!" şeklinde bi' sayaç var, orada şu anki sayı, yani üzerinden tam 2 hafta geçtikten sonra bile hala 300 küsur bin kadar. çok az değil mi? gerçi izleyen insanların internet erişimini, konuya ilgisini, anketlere olan sevgisini vs. de düşünürsek aslında çok az da değil. izlediği söylenen insanların 15%'ine tekabül ediyo' yaklaşık.. kesinlikle bu da bi' şey.. hedefleri 1 milyon zaten.
olayla ilgili olarak dikkatimi en çok çeken şeylerden biri de arctic monkeys'in bence gayet talihsiz bir açıklama yapıp katılmamış olmaları. abiler demişler ki, "bu yapılan şey kendisiyle çelişiyo' zaten. yani orada 'enerji tasarrufu yapın!', 'tüketiminize dikkat edin!' diye haykırdıkları sahnelerin her birinin bir grubun konseri süresince tükettiği enerji, bir evin bir günlük ihtiyacını karşılamaya fazlasıyla yeter de artar. bu sebeple kendisiyle çelişen böylesi bir organizasyona destek vermek saçma olurdu.". tam olarak böyle olmasa da benim kelimelerim bunlar, hatırladığım kadarıyla yazdım. iyi de be adam(lar), bunu 1 günlüğüne yapacaksınız, tüm bu tüketimi yalnızca 24 saat için yapacaksınız. evet, belki bu 24 saat içinde normalde tüketilecek olan enerjinin x katını tüketeceksiniz, ama yaratacağı etki sonucunda sağlanacak faydayı düşünün bir de. kendisiyle çelişen hiçbir eyleme, hiç düşünmeden, sırf kendisiyle çelişiyor olduğu için girişmemek, faaliyette bulunmamak aptallıktır. buradan size sesleniyorum kutup maymunları; gençsiniz daha, yolun başındasınız, bir kez daha düşünün! pek ala, katılmadınız bu etkinliğe, böylece belki de 1 evin 1 haftalık elektrik ihtiyacı kadar tasarruf sağlandı sizin katılımınızın yoksunluğu nedeniyle; peki ya bugün ne faydanız var şu anda kime? olayın üzerinden iki hafta geçti. bunun ilk haftası dünyaya sizin tasarrufunuz olarak geri döndü, peki ya şimdi? oysa ki yapılan organizasyonun yankıları hala sürüyor -şu anda burada da gördüğünüz üz're- ve hala bir yerlerde birileri belki de bu sitelere ilk defa girip, "hmm.. bak şu da şöyleymiş, o zaman niye böyle yapmıyorum?" diye kendilerine soruyor ve -umuyorum ki- bu etki çok uzun süre devam edecek ve belki de bu organizasyonu gerçekleştiği sırada veya sonrasındaki geçen zamanda hiç duymamış olan birileri çok sonra fark edip, hayatında bir şeyler değiştirecek. şimdi biraz daha farklı bakabildiniz mi canlar? tekrar ediyorum, çelişkinin bulunduğu noktada düşünmeden mutlak taraf olmak aptallıktır, başka da bi' şey değildir. çünkü çelişki hayatın her anında vardır ve çelişkiler kesinlikle üzerine iyi düşünülmesi gereken şeylerdir. ben daha ne diyeyim size? bu mesela bir kişinin/düşüncenin aleyhinde bir şey yazarken/söylerken, mevzubahis yazının/sözün, yazıya/söze konu olan şahsa/düşünceye yarayacağını düşünüp -malum, reklamın iyisi kötüsü olmaz- yazmamak/söylememek gibi bir şey. o aleyhte söyleyeceğin şeyle tanışan insanlarda yaratacağı sana göre olumlu etkinin, sana göre olumsuz olana göre çok daha büyük olacağını düşünememek gibi yani.. çok başarılı bir örnek olmadı, ama eğer ki yazıyı başından beri okuyo'sanız anladığınızı tahmin ediyorum..anlamayana tekrar açıklayabilirim. maymunlar beni de maymun ettiniz, beynimi sulandırdınız be :p eureka! eureka! daha güzel bi' fikir geldi aklıma şu an; bu maymunların yaptığı, ormanların yok edilmesine, kağıt israfına dikkat çekmek üzere, ihtiyaç olmasına rağmen kağıttan broşür hazırlamamak gibi bir şey. "kağıt israfına dikkat çekerken kağıt kullanacağız, hay allah! çekmeyelim bari o zaman biz de.." demek gibi.. olabildiğince düşük kaliteli, geri dönüştürülmüş kağıt vs. kullanırsın, bir yolunu bulur, olabilecek en az miktarda kağıt kullanıp gerçekleştirirsin bu düşünceni ve tükettiğinden kat kat fazla tasarruf sağlar belki de? o kullandığın kağıtlar için "israf oldu" denebilmesinin tek koşulu, yaptığın işin, gösterdiğin çabanın hiçbir işe yaramamasıdır. aksi takdirde israf diyemezsin ona.. arctic monkeys'e katılacağım tek nokta, orada live earth'e destek vermeye özel jetiyle gelen, günlük hayatında burada bahsedilenlerden zerre haberi olmayanlardır. normalde dünya umrunda olmayıp -gerçek anlamda- da konser/reklam fırsatı bulunca atlayan bu tarz şarkıcı/türkücüler hakikaten ayıp etmiştir diye düşünmekteyim bilmem yamuluyor muyum?..
olumsuz olarak gördüğüm tek noktaysa aslında zaten organizasyonla ilgili değildi; ntv'de bize çeviri yapmak için çırpınan adını bilmediğim simultane tercüman abla! gayet başarısızdı zannımca, sık sık enteresan hatalar yaptı, istatistiklerin/sayıların bulunduğu videolarda afalladı yer yer.. en dikkatimi çeken ise, geleneksel, sarı ışık veren ampullerle yeni nesil tasarruflu ampullerin karşılaştırıldığı bir bölümde 'light bulb'ı hafif ampul" olarak çevirmiş olmasıydı! evet, ben daha iyi yapamazdım belki, simultane tercümanlık da çok zor olsa gerek, ama daha iyi birisi olabilirdi sanırım.. bunun, konuyla alakası olmayan bi' insanın bile yapacağı bir hata değilken, konuyla hiç olmazsa alakadar olduğunu farz edeceğim bir çevirmenden beklenmeyecek bir şey olduğunu düşünüyorum.
son olarak da türkiye ayağının neden iptal edildiğini çok merak ettiğimi belirtmek istiyorum. nedense türkiye de dahil olsaydı kendimi bir şeyler yapmış gibi hissederdim gibi geliyo'. üzüldüm..
şte böylee.. 2 haftadır içimde bir ukteydi kendisi, yazdım rahatladım sonunda. live earth'ü, kısa filmlerini, konserlerini kaçırmış olanlar youtube'dan veya vermiş olduğum adreslerden rahatlıkla ulaşabilirler. aşağıda birkaç numunelik link veriyorum ben de
kısa filmlerden;
think, change the habit - kesinlikle günün 1 numarasıydı bence!
don't let it all unravel - buna da bayılmıştım..
switch on, switch off - konuyla çok alaka kuramasam da, stand by konulu bir film
end of the world - tekrarlar bayabilir, ama sabredin. fena değil bu da..
devamı için;
kısa filmler - youtube'daki live earth kısa filmleri
tanıtım filmleri - youtube'daki live earth tanıtım filmleri
bütün live earth video kayıtları - bu adreste de hem konserlerden görüntüler var, hem bu kısa filmler, tanıtımlar vs.
işte böyle.. son olarak da live earth'te emeği geçen herkesin ellerine, zihnine sağlık diyorum ve huzurlarınızdan ayrılıyorum..
"answer the call" - live earth atasözü
Pazar, Temmuz 22, 2007
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

1 yorum:
mertcim o switch on switch off filmi, fatma hanimin "gerekli degilse sondurunuz" yazan uyarilariyla ayni temayi tasiyor sanirim. cok fazla elektrikli alet kullandigimiza dikkat cekmeye calisiyor. ben de daha fazla cozemedim.
Yorum Gönder