Cumartesi, Temmuz 21, 2007

halla hallaa...
dün akşam bu sayfayı ne niyetle açmıştım ama project playlist'te kendi kendime playlist hazırlarken vaktin çok geç olduğunu fark edip yatmıştım. şimdi de kalktım, gittim oy kullandım geldim ve unutmuşum bu arada niye açtığımı.. neye niyet neye kısmet, akşam aklımdan geçenlerden bi' sürü farklı şey yazacağım şimdi..

şu anda burada oyumu kime verdiğimi yazsam acaba seçim yasaklarını çiğnemiş olur muyum? ama olmam ya.. neyse, yazdım bile zaten çoktan, fark eden fark etmiştir bile :p hem yazdım hem yazmadım yani..

cuma sabah canım kardeşim babuccu geldi, mutlu etti beni. gerçi burada bulunduğu sürenin yarısını uyuyarak geçirdi, ama olsun. oysa ki yataklı trenle de gelmiş, uykusunu almış olmasını beklerdim =) yaklaşık 26.5 saatlik bir birlikteliğin ardından hızla ayrılması gerekti bir düğüne teşrif etmek için, ama olsun gayet güzel bi 26.5 saat geçirdik. özlemişim yahu! ne iyi etti de geldi..

şimdi yazmaya niyetlenmeme sebep olan şahıs da selim sesler bu arada! volkan, portecho'nun sympathy'sini dinlememi önerdi ve radio blog club'da aradım ben de bunun üzerine. portecho ararken selim sesler buldum nasıl olduysa, selim sesler dinliyorum ben de şimdi dünyanın bütün şoparlarını anarak!.. hey gidi.. koskoca radio blog club'da 4 tane şarkısı var, portecho'yu ararken onları bulmuşum ya.. ilginç bir tesadüf. evet.

tegv'deki çocuklarımdan en son ne zaman bahsetmiştim hatırlamıyorum, ama şu seçim sürecinde enteresan diyaloglar/anılar yaşadım. bir günde birbirinden bağımsız 3, toplamda 4 farklı çocuk beni akp'ye oy vermeye ikna etmeye çalıştı. nedenini sorduğumda, iyi yönettikleri, memnun oldukları, ekonomiyi düzelttikleri, ve babalarının onlara oy verdiği cevaplar arasındaydı. etimesgut belediyesi de şu an akp'li olduğu için belediyeden memnun musunuz peki diye sordum, sebepsiz olarak çok memnunlardı. iki çocuk arasında geçen şu diyalog da ilgimi çekti (pardon, benle birlikte 3);

çocuk 1 + mertaabiiiiiiiii! akp'ye oy versene mertaabiiiiii!
çocuk 2 - niye ki?
çocuk 1 + çünkü iyi yönetiyo'lar!
çocuk 2 - öyle mi düşünüyo'sun?
çocuk 1 + evet, enflasyonu düşündüler
çocuk 3 * ben olsam akp'ye oy vermezdim
çocuk 1 + sen zaten versen versen bağımsıza verirdin!
çocuk 2 - niye öyle diyo'sun ki? kötü bi' şey mi bağımsıza vermek?
çocuk 1 + partisi olmayana verilmez ki oy!
çocuk 2 - ...

(ortanca çocuk 'ben'im)

diyalog burada sonlanmak zorunda kaldı, aslında çok merak ettim, uzun uzun konuşmak isterdim ama tegv'de pek mümkün değil çocuklarla siyaset konuşmak. onun için bu korsan diyaloğu kısa tutmak zorunda kaldım/hissettim.

bir de enteresan bir ikna bahanesi olan çocukla şöyle ufak bi' diyaloğumuz oldu;

+ (koluma yapışarak) mertabiiii! sen oyunu kime vericeksiiin?
- bilmem ki? belki boş veririm, belki de bağımsız bir adaya..
+ hadi yaaa! kime vericeksiiin?
- e söyledim işte? boş da verebilirim, bağımsız bir adaya da verebilirim..
+ yalan söylüyo'sun! bağımsıza verirsen boşa gider bi' kere. akp'ye versene?
- niye ki?
+ işte..
- (gülümseyerek)...

bu da çok ilginçti.. "işte" =)

aaa.. bu arada dün akşam pisklete binerken belediyenin seçim bayraklarını topladığını görüp tebrik etmek istemiştim, ama seçim yasaları buna zorluyo'muş onları zaten. ben de belediyenin sorumluluğunu kendiliğinden yerine getirdiğini düşünüp sevinmiştim. ama olsun, o da bi' şey.. çok korkmuştum seçim sonrası aylarca yerlerde sürünen bayraklar göreceğiz diye.

master başvuruları çok yaklaştı, gerim gerim geriliyorum amanın aman.. bi' şeyler okumam, okula hocalara gidip fikir+referans almam, başvuracağım yerlere gidip hocalara görünmem lazım.. başlasam gerisi gelecek de, başlayamıyorum işte.. salı günü başlayacağım sanırım. gerçi hocalara yazdığım mailler de başlangıç kısmını geçtiğim anlamına gelir di' mi? gelir gelir evet..

live earth'ü o kadar unuttum ki, şimdi yeni bi' entry yazıp biraz bahsedeceğim kendisinden. çok güzeldi ya.

"bugünlük de bu kadar, ooşçakalınız; yarın yine gelirim, darılmayınız" - postacı atasözü

Hiç yorum yok: