Çarşamba, Temmuz 29, 2009

hey gidi...

yaş oldu 25. babamın da abimin de evlendiği yaştayım. annemin evlendiği yaştan yaşlıyım hatta. dün babamın zoruyla çok da bayılmadığım kabak dolmasından yedim ve bu yaşıma kadar en az 4-5 kere söylediği "patlıcan salatasını da naz yaptığın için yemiyo'sun! eli maşalı bi' kadınla evlen de kafana vura vura yedirsin işşallah!"ı buyurdu bi' kere daha. burcu'nun patlıcanı fırınladığını, onun için yanık tadı almadan severek yiyebildiğimi söyledim, sanırsam kafasındaki "anneye naz yapma" mitini doğrulamış oldu bu da. -eline sağlık bu arada dobidik =)- daha öncekilerde susardım, bu sefer ilk defa "e baba senin hiç sevmediğin bi' şey yok mu?" dedim. "var, ama ben tadına baktım, sevmedim, ondan yemiyorum, seninki gibi kapris değil." dedi. "tey allaam." dedim (içimden).. "ey yumurtaya can veren..." (bu da). akabinde çoktan seçmeli olan patlıcan salatasını yemedim, zorunlu seçmeli olan kabak dolmasını yemek durumunda kaldım, bir akşam yemeği sevilmeyen 2 yemeği kaldıramazdı.

sevgili günlük,

na' buraya yazıyorum: maydanoz sevmiyorum, dereotu sevmiyorum, tere sevmiyorum, bakla sevmiyorum (soyuk bakla sevebiliyorum, tüylü tüylüsünden, kabuğundan hiç hoşlaşmıyorum), kabak dolmasını sadece "seviyor değilim", severek yemiyorum. maydanoz ve dereotu mesela domates şeklinde olsa sevebilirim. tadıyla bi' derdim yok. zira yemeğin içinde de o erimiş, dermanı kalmamış hali dokunmuyo' pek. ama şeklinden bağımsız olarak, terenin tadını sevmiyorum mesela.. ilk anda aklıma gelenler bunlar, başka da olabilir, açık kapı bırakıyorum. bu maddelere ilişkin zevkim zaman içerisinde değişebilir pek ala. değişmeyebilir de ama tabii ki. değişirse bunun sorumluluğunun anneme artık kapris yapamıyor olacağına göbeğim üstüne an diçerim! ayrıca gün gelip de "el kızı" yedirecek olursa da kendi yemeğimi, kendi salatamı kendim de yaparım! yedirecek olmasa da kendim yaparım lan? o zevkten mahrum mu kalıcam! hatta şu an da yaparım da, annem mutfakta kendine ortak istemiyo'. akşama kadar mutfaktan bi' şeyler kemirme amacıyla çıkmasam sorun yok, ama iki dak'ka yaptığı şeye burnumu sokayım, mazallah o burnumu kulağıma sokar. bu arada kendi yemeğimi/salatamı derken tabii ki sadece kendime yapmak değil kastettiğim, anladınız siz onu.

tey allaam.. ey yumurtaya can veren...

Hiç yorum yok: