3.5 ay sonra gelen güncelleme.
sevgili günlük,
sevgili günlük demişken; küçükken, inanç'tayken günlüğüm vardı bir adet. kendisinin adı "hüsnü" idi. bilmiyorum neden hüsnü koyduğumu. komik olsun diye mi, -sorgulayacak başka bir şey bulamadım, sanırsam ondanmış, bari başka bir şey diyeyim- başka bir şeyden mi bilemiyorum. ama çok isabet olmuş, zira bir gün odada eşşek sıpasının teki almış günlüğümü benden gizli, "puahahah! hüsnü müü?" diye de mal gibi gülerken yakalandı tabii. böylece istemeden bir erken uyarı sistemi yerleştirmişim. çok mutlu olmuştum o an. hey gidi...
aslında böyle bi' çılgınca günlük yazasım var, kalemle yazı yazasım var, ama o kadar bi' dermansız hissediyorum ki son zamanlarda. iyice azaldı kalemle alakam. hatta genel olarak yazmakla alakam azaldı, ki bu durumla hiç hoşlaşmıyorum. eş-dost yazdığımız bloga bi' şeyler yazayım istiyorum, kafamı toparlayamıyorum. buraya yazayım istiyorum, bi' sürü de şeyler oluyo', bi' üşeniyo' muyuum, tez meselesine mi çok takıldım, bilemiyorum. dungeon siege 2 oynamaya başlamıştım en son yazın başında, ki resmen hayatımda en keyif alarak oynadığım oyunlardan biri oldu kendisi, ondan bile bi' keyif alamıyorum, kafamı toparlayamıyorum, en son hangi quest n'oldu, kim kime ne dedi hatırlayamıyorum falan. ölücek miyim doktor bey?
haftasonu mesela hayatımın ennnn inanılmaz tesadüflerinden birini yaşadım. fazlasıyla gizli, bilmesi sakıncalı olabilecek insanlardan uzak olan bu sayfalarda pek ala yazabilirim, ama üşeniyorum. onu bi' not edeyim şuraya da, döner yazarım belki. ondan sonra pek keyifli, pek enteresan şeyler oluyo', hayatım hızla değişiyo' yok tezdi, yok işti, güçtü, yollardı, gitmeler gelmelerdi, bi' yetişemiyorum adeta. neyse. ocak civarı durulmak gibi bi' hedefim var, ondan sonra artık.. yazmadığım şeyler de kaçıyo' diye pek üzülüyo'dum. içimde kalıyo' yer yer. mesela şu "norşin" meselesiyle ilgili çok güzel -kendimce pek beğenmiştim yani- bi' şeyler kurmuştum kafamda, kıçımı kırıp yazamadım.
sanırsam bi' aşırı yükleme hali var. dahil olduğum 2 araştırma, bi' ayrı iş, akademik istekler, gelecekten yana telaşlar, tez, yazmak, kat be kat okumak, türlü türlü tasalar.. bi' yandan da sürekli takipteki "lan boşuna mı her şey yoksa?" kaygısı zaten apayrı. sırf bi' tane beyin onu düşünmeye lazım.
pöff.. artık bi' hydra olasım, çift çekirdekli işlemcili, yedek motorlu olasım geliyo', tek kafa yetmiyo' lan! gdolu unakıtan mısırlarından biraz daha yiyip olmayan allaama ikinci bir kafa için dua mı etsem n'apsam?
hay sokiim.

2 yorum:
e canim, derdin varsa yaz bize anlat diyecem ama o da yazmak gerektiriyor, sen de haklisin. ama mesgul olmak iyidir bi yandan da. cok takma kafana, elbet durulur, akan su yolunu bulur, ee, her is olacagina varir...
operim cok.
ehi! canım sen öyle diyo'san öyledir valla, inanırım =) da ne bileyim, su da biraz çabuk bulsun yolunu, bi' hayat yavaşlasın istiyorum şöyle. doktora -başlayıp da- bitene kadar o iş de yaş tabi, geriliyorum.
ayrıca öpüyorum da.
Yorum Gönder